sürekli bir yanlış algılama var. anlamaya çalışıyorum. fenerbahçeli taraftarlar arasında bir kısmı "şike yapmış ise düşsün" fikri. elbette doğru bir düşünce. futbolumuz için evrensel spor için en doğru cümle belkide. bu düşünce içerisideyken kocaman bir ANCAK ve virgül gerekiyor. çok temel verilerimiz var elimizde yada inançlarımız;
1- türk futbolunda şike olmuştur, teşvik verilmiştir.
2- türk futbolunda (gönül şikesi dahil) şike yapmayan kulüp neredeyse yok gibidir. belki dün kurulmuş amatör bir kulüp takımı henüz resmi bir müsabakaya çıkmadıysa fırsat bulamamıştır.
3- 6222 sayılı yasa yürürlüğe girecekken (üstelik girdikten sonra) cezaların müthiş ağırlığı göz önüne alınacak olursa bir şampiyonluk için, yada 100 milyon dolar için bile, bu tür bir riskin alınamayacağıdır. kaldı ki bunlardan biri de "hukukçudur".
4- asimetrik medya linçi sürerken, bazı taraf (yada taraf olmayanların) ortaya çıkıp açıklaması ve bu linçi desteklemesi ortadadır.
şimdi yukarıda bir ANCAK yazmıştım. evet şike yapan düşürülmelidir ancak bu durum çok farklı. Siz (fenerbahçe şike yaptıysa düşürülsün diyen fenerbahçeli taraflar taraftarlar) bunu söylerken sadece 2010-2011 şampiyonluğunu kaybedeceğinizi düşünüyorsunuz. ama durum öyle değil. kanalturk'te ziya şengül ağlarken ve yukarıdaki doğru cümleyi telaffuz ederken bir taraftan da "104 yıllık edebiyatı" "şerefli şampiyonlukları" ayrı tutmaya özen gösteriyor güya. Bak güzel kardeşim. çakallar, leş kargaları bu durumda bile boş durmuyorken, olası bir küme düşme (şikenin ispatı) durumunda ne senin 17 şampiyonluğun kalır, ne lefterlerin, ne can bartuların, ne selçuk yulaların, ne övündüğün 104 yıllık geçmişin. UYAN VE KENDİNE GEL! belki hukuk açısında dil uzatılamayacak bütün bunlara ama daha şimdiden taraftar bloglarında fenerbahçe ismiyle ilgili yakıştırılan sıfatları okumaktan, cevap yetiştirmekten bi hal oluyoruz, moralimiz sıfıra iniyor. bu ortam "emin olun" "eğer böyle bir karar çıkarsa" yıllar boyu sürecek bir kara propagandanın başlangıcı olacak. geçtim fenerbahçenin kurumsal kimliğini, ne spor barışı kalacak, ne de yeni nesil fenerbahçe taraftarı. şimdiye kadar süregiden kara propaganda yanında devede kulak kalacak. net söylüyorum böyle bir şey gerçekleştiğinde çok değil 10 yıl sonra bir deplasmana giderken "can güvenliği olmayacak" çocuklarımızın.
biz temiziz temiz futbol isteyoruz diyen (en az fenerbahçe kadar kirli olan bu) fetişistler bu medya gücü ile, bu gözü karalık ile, bu çirkin-iğrenç fikrleri ile GELECEĞİMİZİ KİRLETMEK İÇİN BİR KIVILCIM BEKLİYORLAR. bütün yaygara bu aslında, şu an ağızlarından çıkan her PROVOKASYON'un amacı bu. yine söylüyorum bu ceza alınırsa NE GEÇMİŞİMİZ KALACAK, NE BUGÜNÜMÜZ NE DE GELECEĞİMİZ!. yeni nesil hedefte. ben torunumun 3 boyutlu televizyonda fenerbahçe maçı izlerken "geçmişte de böyleydi bunlar" bilincinde olmasını istiyorum. TEHLİKENİN FARKINDAMISINIZ? ¿ZINISIMADNIKRAF NİNEKİLHET
tek hücrelilerin yaşam sırları
19 Ağustos 2011 Cuma
16 Ağustos 2011 Salı
tek hücreliler ve yaşamları
bu tek hücreliler bilinenlerden biraz farklılar. anatomik, fizyolojik, sosyal, ekolojik olarak daha gelişmiş oldukları söylenebilir. ancak tüm bu gelişmişliklerini "uygun ortamda" kaybedip sıradan tek hücreli yaşam fonksyonlarına dönüşüverirler. gayeleri yaşam sürelerini uzatmaktır. "uygun ortam" dan beslenip büyüdükleri gibi, çoğalmaları da kolaydır. çünkü anılan organizma tipi ortamdaki en küçük "şey"den beslenebilmektedir. aynı zamanda çoğalma denen şey bir tür hastalıktır aslında. hazır bulunuşluk düzeyleri yüksek çevredekileri anında etkiler.
peki neden bunlar tek hücreli sınıfında yer alıyor? aslında nedeni oldukça basit. içerisinde yaşadığımız süreci kontrollü bir laboratuar ortamında yeniden canlandırmayı denesek gerçekleri/nedenleri basitçe görebiliriz. bu gibi bir deneyde öncelikle bu canlıların dışkıladıkları yerden düşünüp iletişime geçebilme özelliğinde oldukları görülecektir.
epeyce zahmetli olduğu düşünülen bu durum aslında çok ciddi bir efor gerektirmez. zaten dışkılama yapılmaktadır. o esnada çıkan ses iletişimin kendisidir. düşünme aşaması ise o andaki büzüşmeden ve gevşemelerden ibarettir.
peki neden bunlar tek hücreli sınıfında yer alıyor? aslında nedeni oldukça basit. içerisinde yaşadığımız süreci kontrollü bir laboratuar ortamında yeniden canlandırmayı denesek gerçekleri/nedenleri basitçe görebiliriz. bu gibi bir deneyde öncelikle bu canlıların dışkıladıkları yerden düşünüp iletişime geçebilme özelliğinde oldukları görülecektir.
epeyce zahmetli olduğu düşünülen bu durum aslında çok ciddi bir efor gerektirmez. zaten dışkılama yapılmaktadır. o esnada çıkan ses iletişimin kendisidir. düşünme aşaması ise o andaki büzüşmeden ve gevşemelerden ibarettir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)